| |||||||||||
| | |||||||||||
| Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | |||||||||||
KATEGORİLERHABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
KÖPRÜNÜN TAŞI, TARİHİN GÖZYAŞI...
Son günlerde ülke gündeminde KCK operasyonları, bir bakana suikast girişimi İddiaları, DTP'nin kapatılması, Tokat'taki Terörist saldırı, açılım tartışmaları, tekel işçilerinin eylemi vs. varken, Kozan gündemi bir köprü taşı tartışmasına odaklandı. Bu tartışmaya İstanbul'daki hemşehrimiz İstanbul İl Kültür Müdür Ahmet Emre Bilgili'de farkı bir bakış açısıyla katılmaz mı? Üstelik bu tartışmanın ortasında ben varım. Hem de şahit olarak. Şaşırmadım desem yalan olur! İsterseniz konuyu biraz açayım. Tarihi Kozan köprüsünün iki ayrı yerinde yazı ve işaretler var. Tam ortasındaki bir yazıt, yıllar önce köprü üzerine kaldırım genişletmesi ve içme suyu borusu geçirilmesi sırasında tahrip edilmiş. 30 santim yanındaki boş taş dururken yazıt taşına koca bir destek demiri saplamışlar. Yazık. Çok yazık. Neyse efendim..Bir gün bir telefon aldım Tarihçi Abdurrahman Kütük'ten. Sağolsun Kozan'da gün ışığına çıkacak tarihi ilkleri hep haber verir, paylaşır. Arama nedeni köprünün koruma altına alınması için yetkililere yapmayı düşündüğü çağrı idi. Gittim. Yanında son dönem tarihçilerimizden Berkant Kurtaran'da vardı. Bizi tanıştırdı. Abdurrrahman Bey, konuya hakim şekilde bilgilerini ve düşüncelerini, önerilerini aktardı. Berkant Bey'de görüşlerini ifade etti. Köprü ortasındaki tahrip edilmiş yazıt ile köprünün tadilat görmüş olan kemerleri içine nakşedilmiş çiçek vb. kabartmaları inceledik. Haberleştirdik konuyu... Geniş yer buldu bölge ve ulusal basında. Abdurrahman Bey'le bir süe sonra yeniden buluştuk. Çok beğendiğim ve Kozan için kültürel bir nimet olarak düşündüğüm Kozan Sevdası dergisi için köprüyü haber yapmayı düşünüyordu. Paçalarını sıvadı. Merdiveni omuzladı. Geçti Deliçay'dan..Çıktı köprü taşına... Ben onu fotoğrafladım, o da kırık taşı... Güzel bir haber yaptı dergisine. Zaman sonra Cezmi Yurtsever beyle karşılaştık. Bu konudan bahsetti. Yeni bir bilgi gibi algılayacağım şekilde anlatıyordu. Bu konuda ben ve Abdurrahman Bey tarafından haber yapıldığını hatırlattım. Şaşırmadı. Bir süre sonra o da bu konuda bir yazı kaleme aldı. Aradan zaman geçti. Berkan Kurtaran Bey'de "herkes bu taştan bahsediyor ama bu konuyu ilk ben gündeme getirdim" tarzı bir açıklama yapmış. Hakikatler değişmez. Aslında bir kaç sene önce 2 ayrı belgesel çeken Abdurrahman Bey, konuyu kısmen Otağ Tv'de gündeme getirmişti. Hatta dönemin belediye başkanı Mehmet Açıkgöz'e de yüklenmişti üstü kapalı. Deliçay'ın sağ ve soluna çekilen duvarların köprünün özelliğini bozduğu görüşünü de ekleyerek. Birkaç gün önce Abdurrahman Bey'i gördüm. Dergisinin son sayısını getirmişti. Üzgündü. Tartışmalar kamuoyunda yanlış anlaşılmış, kendisi kırılmıştı. Ben yazılanları henüz okuma fırsatı bulamamıştım. Konuyu aktardı. Bana göre bu konuda ilki gerçekleştiren Sayın Kütük'dü. Bu haberle ilgili bir sorumluluk doğsaydı, onu bulur, çek ederdim. İnanın bende üzüldüm... Ancak neye biliyor musunuz? Bunca sorun varken, biz daha bu konuları tartışıyoruz. Tarih ve Köprü adına da üzüldüm. Elbetteki, köprünün taşı kıymete değer bir eser. Tarihi değerlere bilinçli, bilinçsiz yapılan saldırı ve tahribatlar anlatılmalı ki bundan sonra başka eserler zarar görmesin. Ey tarihçi dostlarım, "ben buldum, ben buldum " diyerek tartışacağınıza, bu konuyu gündemde tutmalı, yanlışın düzeltilmesi için birlik olmalısınız. Köprü taşının bugünkü durumu aslında ağlayan tarihimizin görünen gözyaşı. Sizler bu gözyaşının silinmesi için zaman harcamalısınız. Diyelim ki, bu köprüdeki taşın içler acısı durumu birileri tarafından çok önceden kaleme alınmış olsun. Yarın ortaya çıkıp bunu ıspatlasın. Ne değişek, o taşın tahrip edildiği gerçeğini ortadan kaldırabilir miyiz? Çok sevdiğim siz dostlarıma, affınıza sığınarak ve kırılmayacağınızı düşünerek diyorum ki "Bırakın bu işleri...Lütfen...Gelin el birliği ile Kozan'ın değerlerine sahip çıkalım. Biriniz bu yanlışlığı belgelemeyi başardıysa, bir diğerininiz ikinci kez gündeme getirerek sorunu sıcak tuttuysa, biriniz de tahribatın giderilmesini sağlasın. Bizler zaten çalışmalarınız için sizlere her zaman minnettarız. Sizin bu anlamsız rekabetiniz, aranızdaki dostluğa, bilgi akışına,ortak araştırma ve bilgi-belge paylaşımınıza olumsuz yansıyacaktır. Önemli olan tarih biliminin ve bilincinin geliştirilmesi, Kozan'ın kazanması değil mi? Saygılar.
|
GALERİ |
|||||||||
|
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||